Pınarbaşı / Kastamonu / Türkiye
Bazı seyahat rotaları vardır; gitmeden önce fotoğraflarına bakar, "Acaba abartılıyor mu?" dersiniz. Sonra ayak bastığınız an, doğanın heybeti karşısında kelimelerinizi yitirirsiniz. İşte Batı Karadeniz’in saklı cenneti Horma Kanyonu, tam olarak böyle bir yer. Kayaların arasına fısıldayan Zarı Çayı’nın sesi ve gökyüzüne uzanan devasa kanyon duvarları arasında, adeta dünyadan soyutlanacağınız bir maceraya hazır olun!
Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde yer alan Horma Kanyonu, Batı Karadeniz’in en etkileyici doğa rotalarından biri. Küre Dağları Milli Parkı sınırları içinde bulunan kanyon; yüksek kaya duvarları, Zarı Çayı’nın şekillendirdiği doğal oluşumları ve ahşap yürüyüş platformuyla hem doğa yürüyüşü hem de fotoğraf için güçlü bir alternatif sunuyor.
Kastamonu merkeze yaklaşık 100 kilometre mesafede olan bu doğa harikası, Safranbolu’ya 75 kilometre, Amasra’ya ise ortalama 110 kilometre uzaklıkta.
Eğer hafta sonu kaçamağı planlıyorsanız, Kastamonu üzerinden Daday yolunu takip ederek Pınarbaşı’na, oradan da kanyon girişine kolayca ulaşabilirsiniz.
Horma Kanyonu’nu bu kadar özel ve popüler yapan şey, kanyonun bir ucundan diğer ucuna uzanan 3 kilometrelik ahşap yürüyüş yolu. Kayalara çivilerle sabitlenmiş bu platform, yerden onlarca metre yükseklikte, adeta havada asılı duruyormuş hissi yaratıyor.
Yürüyüş boyunca size altınızdan akan Zarı Çayı eşlik ediyor. Kanyon duvarlarının yüksekliği yer yer 200 metreyi buluyor ve bazı noktalarda gökyüzünü görmek bile zorlaşıyor. Burası düz bir şehir parkı değil. Merdivenler, dar geçişler ve mevsime göre kayganlaşabilecek zeminler olabilir. Bu yüzden altı düz şehir ayakkabıları yerine iyi tutunan bir spor veya trekking ayakkabısı tercih edin.
Kanyonun tadı en güzel ilkbahar ve sonbahar aylarında çıkıyor. İlkbaharda su debisi yüksek ve coşkuluyken, sonbaharda Küre Dağları muazzam bir renk cümbüşüne bürünüyor.
Kanyondaki 3 kilometrelik keyifli (ve bol fotoğraflı!) yürüyüşünüz ortalama 1 saat sürüyor. "Yol bitti, şimdi ne olacak?" dediğiniz an ise doğa size en güzel sürprizini yapıyor: Ilıca Şelalesi.
Kanyonun çıkışı, doğrudan Zarı Çayı’nın yaklaşık 15 metre yükseklikten döküldüğü Ilıca Şelalesi’ne bağlanıyor. Şelalenin oluşturduğu turkuaz ve yeşil tonlarındaki dev kazanı (doğal havuz), tüm yürüyüşün yorgunluğunu bir anda unutturacak cinsten.
Kanyonu geçtikten sonra aynı 3 kilometrelik yolu geri yürümek istemiyorsanız, Ilıca Köyü’nden kanyonun girişindeki otoparka giden yerel taksileri veya servisleri kullanabilirsiniz. Köyde soluklanıp taze demlenmiş bir çay içmeyi de unutmayın!